Türkiye Sivil Havacılıkta Dijitalleşme Hedefliyor

“`html

Sivil Havacılıkta Dijitalleşme Hedefi

MERTKAN ORUÇ/AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR – Sivil Havacılık Genel Müdürü Kemal Yüksek, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) dijitalleşme hedeflerine ulaşmayı en iyi şekilde başaran ilk ülke olma çabalarını aktardı.

Gelecek Vizyonları ve 2026 Hedefleri

Yüksek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2025 yılında gerçekleştirdikleri faaliyetlerin yanı sıra 2026 için belirledikleri hedefleri değerlendirdi. Özellikle Kovid-19 sonrası Türk sivil havacılığının hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini aktaran Yüksek, 2023 yılının da bu açıdan oldukça aktif geçtiğini vurguladı.

Bunun yanı sıra 2025 yılında uçuş noktaları ve yolcu sayısında gözle görülür bir artış yaşandığına dikkat çekerek, Türk Hava Yolları ve İstanbul Havalimanı’nın bu başarıda önemli rol oynadığını ifade etti.

Ulaşımda Havacılığın Rolü

Havacılığın, çeşitli alanlarda verimli bir ulaşım aracı haline geldiğini dile getiren Yüksek, “Dünyanın her köşesine ulaşmayı hedefliyoruz. Şu anda 355 noktaya, 130’dan fazla ülkeye uçuş düzenliyoruz. Bu sayı sürekli artış gösteriyor. Bu yıl da güvenlik ve emniyet açısından bir sorun yaşamadık.” dedi.

Yeni Sivil Havacılık Modeli

Yüksek, “Yeni Sivil Havacılık Modeli”nin en büyük varlıkları arasında yer aldığını belirterek, bu modelin üç temel unsurdan oluştuğunu aktardı. Bunlardan birinin otomasyon sistemleri olduğunu ifade eden Yüksek, çözümlerini sadece Türkiye için değil, “büyük Türkiye” hedefiyle tüm dost ve kardeş ülkeler için geliştirdiklerini söyledi.

Otomasyon sistemleri ve insan kaynağının yönetimi için kullanılan KDM ORG platformunu tanımlayan Yüksek, üçüncü bir unsur olarak faydalı hizmetlerin geliştirildiğini, bu kapsamda ‘Mania’ sistemlerinin ve insansız hava aracı çözümlerinin de yer aldığını belirtti.

Dijitalleşmede Son Durum

Yüksek, ICAO’nun dijitalleşme hedeflerini gerçekleştirme konusunda kararlı olduklarını belirterek, “Tüm süreçlerimizi yazılımla ifade eden bir kurum olmayı hedefliyoruz. Yaklaşık üç yıldır sürdürdüğümüz çalışmaların sonuçlarına yönelik önemli adımlar atıyoruz.” dedi.

Ayrıca, bu yazılımın, dost ve kardeş ülkelere uygulanması durumunda hızlı ve etkili operasyonlar gerçekleştirilmesine olanak tanıyacağını dile getirdi. Bunu önemli bir “yumuşak güç” olarak değerlendiren Yüksek, Türkiye’nin bu konuda iddialı olduğunu belirtti.

Eğitim ve Altyapı İhtiyaçları

Yüksek, Suriye, Libya ve Irak gibi uzun süre uluslararası sivil havacılık sisteminden uzak kalmış ülkelerin altyapı ve insan kaynağı ihtiyacını vurgulayarak, Türkiye’nin bu ülkelerde eğitim alanında destek sağladığını ifade etti.

Ayrıca Türkiye’nin İHA operatörleri için eğitim merkezi olma yolunda önemli adımlar attığını dile getiren Yüksek, havalimanlarının koruma projelerine de odaklandıklarını belirtti. “Savuran Hava Savunma Sistemi Projesi” ile özel dronlar kullanarak tehditlere karşı anında müdahale edebilecek bir sistem geliştirdiklerini açıkladı.

Geleceğe Dönük Beklentiler

Göç dönemlerinde kuşların havalimanlarının etrafında uçması sonucu meydana gelen kazalara da değinen Yüksek, söz konusu projelerin hem havaalanlarını koruyacağını hem de diğer kritik tesisler için kullanılabileceğini belirtti.

Dijitalleşme ve Güvenlik

Yüksek, Libya askeri heyetini taşırken meydana gelen uçak kazasına da dikkat çekerek, uçağın Malta sivil havacılığında tescilli olduğunu, ve tüm operasyonların oradan yürütüldüğünü aktardı. “Uçuş izni için uçakların bakım ve sigorta belgelerinin kontrol edilmesi zorunludur.” diye ekledi.

Ayrıca, uçakların güvenliğinin sivil havacılığın temel unsuru olduğunu belirtti ve dijital sisteme geçişin önemine dikkat çekti. Küçük bir hatanın bile ağır sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir